Philadelphia Deneyi Nedir? Philadelphia Deneyi Gerçek mi?

Philadelphia Deneyi Nedir? Philadelphia Deneyi Gerçek mi?

Philadelphia Deneyi belki de insanlık tarihinin en gizemli olaylarından birisidir. Çünkü bu deneyle ilgili anlatılanlar kulağa ne kadar gerçek dışı gelse bile deneyin doğru olduğunu iddia edenler ve bunan inanlar da bir hayli fazla. Philadelphia Deneyi’ni sizler için araştırdım, bu yazımda tüm detayları ile Philadelphia Deneyi nedir sorusuna cevap vermek istiyorum.

Philadelphia Deneyi Amacı

Amerika Birleşik Devletleri tarih boyunca askeri alanda en güçlü ülke olmaya çalışmıştır. Philadelphia Deneyi’nin amacı da tam olarak ABD’nin bu süper güç olma sevdasıdır. 28 Mart 1943 tarihinde yapılan bu deneyde ABD Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait gemilerin düşman radarına yakalanmadan ilerleyebilmesi hedeflenmiştir. Bu deneyin sonucu kamuoyu ile hiçbir zaman paylaşılmamıştır. Fakat deneye katılan kişiler, deneyden sonra yaptığı açıklamalarda Philadelphia Deneyi ile ilgili çok çarpıcı gerçeklerden bahsetmişlerdir.

Philadelphia Deneyi Nedir?

Morris K. Jessup isimli, ufolar ve uzaylılar üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan bir gökbilimci 1955 yılında bir mektup alır. Mektup, Carlos Miguel Allende isimli birinden geliyordu. Carlos Miguel Allende, deneyde kullanılan gemilerden birinde görevli bir denizciydi ve gönderdiği bu mektupta deneyden detaylıca bahsediyordu. Anlattığına göre deney sürecini baştan sona yaşamıştı. Aldığı bu mektup üzerine Morris, Philadelphia Deneyi’ni araştırmaya başladı.

Philadelphia Deneyi Hazırlık Aşaması

Deneyi temelinde Albert Einstein’in Çekim ve Elektriklenmede Birleşik Alan Kuramı’na dayanıyordu. Einstein 1920 yılından beri bu kuram üzerine yoğun bir şekilde çalışıyordu. Hatta bu çalışmalar meyvesini verdi ve 1925 – 1927 yılları arasında Albert Einstein’in Çekim ve Elektriklenmede Birleşik Alan Kuramı üzerine yaptığı çalışmalar bir fizik dergisinde yayınlanmıştı. Fakat ne yazık ki Einstein bu çalışmalarını tamamlayamadı. Kısaca özetlemek gerekirse Einstein’in bu kuramından yararlanılarak nesneler arasındaki çekim kuvveti sayesinde bir elektronik kamuflaj tasarlandı.

Deneyin çalışmaları 1930 yılında Chicago Üniversitesinde başlamıştı. Çalışmalara 1 sene burada devam edildikten sonra Princeton Üniversitesinde devam edilmişti. Deneyin resmi ismi Project Rainbow’du. İddialara göre Albert Einstein, Nikola Tesla, Dr. Neumann gibi isimler de zaman zaman deney ile ilgili çalışmalara katılıyorlardı.

Einstein’in Birleşik Alan Kuramı deneye şu şekilde uygulandı: Çok güçlü bir elektromanyetik alan oluşturulacaktı, oluşan bu elektromanyetik alan sayesinde geminin üzerine gelen ışık kırılacak ve dolayısıyla da görünmezlik oluşacaktı. Bu sayede ABD ordusuna ait gemiler, düşman radarına yakalanmadan geçeceklerdi.

Philadelphia Deneyi Yapılışı

Her şey amacına uygun olarak işliyordu. Deney USS Eldridge isimli gemide, Philadelphia Limanında yapılacaktı. Geminin önüne 75 KVA gücüne sahip iki adet jeneratör yerleştirildi. Bunlar sayesinde geminin gövdesine 4 manyetik ışık yayılacaktı. Her biri iki megavat CW gücünde olan 3 RF vericisi güverteye monte edilmişti. 3000 adet 6L6 güç artırıcı tüp, 75 KVA gücündeki iki dev jeneratörün oluşturduğu gücü yayacaklardı. Bu sayede kırılmış ışınlar ve dalgalar gemiyi saracak dolayısıyla da gemi görünmez olacaktı.

Deneyin asıl amacı gemiyi görünmez yapmaktı fakat iddiaya göre tesadüfen bu gemi ışınlandı. Yazının başında bahsettiğim deneye katılan bir asker olan Allende, yazdığı mektupta deney başladıktan sonra geminin etrafını yeşil bir sisin sardığını ve geminin aniden ortadan kaybolduğunu söylüyordu. Mektubun tamamına internetten ulaşabilirsiniz fakat ben bazı önemli kısımlarına yer vermek istiyorum. Özetle mektupta: USS Eldridge isimli geminin, Philedalphia limanından 640 km ötede bulunan  Norfolk askeri deniz üssüne birkaç dakika içinde gidip tekrar geldiği yazıyordu.

Moris Jessup’un İntiharı

Mektubu alan Jessup olaya ilk başta inanmadı. Hatta yazılanları okuduktan sonra Allende ile yazışmayı kesti. Mektubu aldıktan 2 sene sonra 1957 yılında Deniz Kuvvetleri Araştırma Bürosuna davet edildi. Burada Jessup’a kendisine ait olan The Case For The UFO isimli kitabı gösterildi. Bu kitap Deniz Kuvvetlerine yaklaşık 1 sene önce postalanmıştı ve sayfalarında çeşitli notlar alınmıştı. Kitabın sonunda ise bir maddenin nasıl ışınlanabileceği ve Philadelphiha Deneyi hakkında şeyler yazıyordu. Jessup bunları Allen’in yazmış olabileceğini hatta kendisine mektup yazdığını anlattı. Bu olaydan 2 sene sonra 1959 yılında Moris Jessup aracında ölü olarak bulundu. Bu ölüm polis raporlarına egzoz gazıyla intihar şeklinde geçti. Mektubu yazan Allende ise ortaya bir daha çıkmadı. Mektubun gönderildiği adres incelendiğinde ise boş bir çiftlik evine ulaşıldı.

Tavsiye Yazı: Nikola Tesla Sözleri

Benim Philadelphia Deneyi ile ilgili anlatacaklarım bunlar. Resmi kaynaklarca böyle bir deneyin hiç yapılmadığı söyleniyor. Fakat bu deney üzerine çekilmiş 1984 ve 2012 yapımı iki adet de film bulunuyor. Siz de kendi düşüncelerinizi yorum kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir