Periyodik Cetvel Tarihçesi | Periyodik Cetvelin Özellikleri

Periyodik cetvel tarihçesi

Periyodik cetvel eğitim hayatımızın birçok bölümünde yer alır. Çoğu öğrenci periyodik cetvel hakkında detaylı bilgiye sahip olmasa da benim gibi fen bilimlerine ilgi duyanlar, periyodik cetveli birazcık daha detaylı öğrenmek isteyebilir. Bu nedenle bu yazımda periyodik cetvel tarihçesi, periyodik cetvelin özellikleri, periyodik cetvelin sınıflandırması gibi konuları detaylıca anlatmak istiyorum.

PERİYODİK CETVEL TARİHÇESİ

Bir konuyu öğrenmek istiyorsak, en temelinden öğrenmeye başlamalıyız. Biz de periyodik cetvel tarihçesi için bunu yapalım, en başından öğrenelim.

1- Johann Wolfgang Döbereiner

Periyodik cetvel tarihçesi

Elementlerin belirli bir çizelgede sınıflandırılması ile alakalı çalışma yapan ilk bilim insanıdır. Tabii ki bu sınıflandırmayı kafasına göre değil belirli bir kurala göre yapmıştır. Henüz 1800’lü yılların başındayken daha elementlerin çoğu keşfedilmemişti. Keşfedilen elementler sadece 45 adetti. Bu elementleri yakından inceleyen Alman kimyacı Döbereiner, aralarındaki fiziksel ve kimyasal özelliklerin benzerliklerinden dolayı ortaya Triadlar kuralını attı. Bu kurala göre elementler benzer özelliklerine göre üçlü gruplara ayrılacaktı. Bu üçlü benzer gruplar halindeki elementlerin atom kütleleri arasındaki ilişki oldukça önemliydi. Bu ilişkiyi kısaca aşağıda ki görselle açıklayabiliriz;

Periyodik cetvel tarihçesi

2- Alexandre Emile Béguyer de Chancourtois

Periyodik cetvel tarihçesi

Elementlerin sınıflandırılması için atom ağırlığını ilk kullanan kimyacı de Chancourtois’dir. Benzer elementleri, ilk defa üç boyutlu gösterime sahip olan bir çizelgede dikey olacak şekilde kümeler halinde göstermiştir. Silindir etrafında olmasının sebebi ise silindir bir tam tur attığında atom ağırlıkları da 16 birim artmaktaydı.

Periyodik cetvel tarihçesi

3- John Newlands

Periyodik cetvel tarihçesi

O dönemde bilinen 62 elementin hepsini atom ağırlığına göre sıralamıştır. İlk 8 elementten sonrasının belli bir kurala göre fiziksel ve kimyasal özelliklerinin tekrarladığını fark etmiştir. Biz bu belirli bir kuralla tekrarlaması olayına günümüzde ”Oktav Kanunu” diyoruz.

Periyodik cetvel tarihçesi

4- Lothar Meyer

Lothar Meyer

Elementleri fiziksel özelliklerine göre Mendeleyev ile aynı zaman içerisinde sıralamıştır.

 5- Dimitri İvanovic Mendeleyev

Dimitri İvonovic Mendeleyev

Kendisi periyodik sistemin babası olarak bilinmektedir. Elementleri kütle numaralarına (atom ağırlıkları) göre sıralamıştır. Periyodik sistemde bazı boşluklar bırakmıştır. Bunun sebebi bulunamayan elementleri tahmin etmesidir.

6- Henry Moseley

Henry Moseley

Günümüz periyodik tablosunun temellerini atan kimyacıdır. Elementleri ilk kez atom numaralarına (proton sayılarına) göre sıralamıştır.

7- Gleen T. Seaborg

Gleen T. Seaborg

Periyodik tabloya Lantanit ve Aktinit bölümünü ekleyerek en son halinin almasını sağlamıştır.

Periyodik Cetvelin Özellikleri

Periyodik sistem bildiğimiz gibi yatay ve dikey sütunlardan oluşan, elementleri sıralamak için kullandığımız sistemdir. Bu yatay ve dikey olarak belirttiğimiz sütunların da birer adı bulunmaktadır. Yatay satırlara periyot, dikey satırlara ise grup denilmektedir.

1-PERİYOT

Periyodik cetvelde 7 adet periyot bulunmaktadır. Bu periyotlar artan atom numaralarına göre sıralanmaktadır. Periyodik değişim olarak nitelendirdiğimiz şey ise, periyotlarda sağdan sola ilerledikçe element özelliklerinin değişmesidir. 6. ve 7. periyot toplam 32 elemente sahip olmasına rağmen yukarıda bahsettiğim lantanit ve aktinitler ( her biri 14 elemente sahip) periyottan ayrı aşağıda gösterilir.

2-GRUP

Son katmanındaki elektron dizilimi aynı olan elementler aynı grupta yer alır. Kimyasal özellikleri aynı olan elementler aynı grupta yer alır. Toplam 18 adet grup vardır. Bu gruplar iki şekilde adlandırılır; IUPAC’ın önerdiği 1’den 18’e kadar olan isimlendirme ve daha sık kullandığımız harf isimlendirme sistemidir. Periyodik tabloda 8 tane A , 8 tane b grubu vardır. B grubu 1B diye başlamaz. 3B ile başlar 2B ile biter. Bu bilgiyi karıştırmamak için aklınızda şöyle tutabilirsiniz. B grubu 2A ile 3A arasında yer almaktadır, 2A’dan sonra 3B başlar (yani 2’den sonra 3 gelir gibi) , 2B’den sonra 3A gelir (yani 2’den sonra 3 gelir gibi) .

1A Grubu Alkali Metaller

Bu gruptaki en önemli ve en dikkat edilmesi gereken element HİDROJEN elementidir. Hidrojen metal değil ametaldir. 1A grubunda ki elementler hidrojen hariç metaldir. Son katmandaki elektronu kolayca vererek +1 yüklü iyonlar oluştururlar.

  • Isı ve elektriği çok iyi iletirler
  • Metalik özelliklerinden dolayı parlaktırlar.
  • Bulundukları periyotta iyonlaşma enerjileri en küçüktür. Atom ve iyon çapları ise en büyük olan elementlerdir.
  • Erime noktaları ve yoğunlukları düşüktür.
  • Aleve tutulunca farklı renkler oluştururlar.
  • Ufak tefek istisnalar dışında bileşikler iyoniktir.

2A Grubu Toprak Alkali Metaller

Son katmandaki elektronları vererek +2 yüklü elektron oluştururlar.

  • Yumuşaktırlar. İşlenebilir yapıdadırlar.
  • Tepkimeye girme eğilimi alkali metallerden daha azdır.
  • İyonlaşma enerjileri Alkali metallerden yüksektir, Erime ve kaynama noktaları ise alkali metallerden düşüktür.

3A Grubu

Toprak metalleridir.

4A Grubu

Karbon grubudur.

5A Grubu

Azot veya nitrojen grubudur.

6A Grubu

Oksijen veya kalkojen grubudur.

7A Grubu Halojenler

  • Bu gruptaki elementlerin hepsinin ”elektro-negatifliği” çok yüksektir.
  • 1A ve 2A grubu ile tepkimeye girmeye fazlaca eğilimlidirler.
  • Metaller ile reaksiyona girip iyonik tuz oluştururlar.
  • Zehirli ve tehlikeli elementlerdir. Dikkat edilmesi gerekir.
  • Doğada mineral olarak bulunmaktadırlar.

8A GRUBU (SOYGAZLAR)

Bu gruptaki tüm elementlerin son katmanı doludur ve kararlıdırlar. Diğer elementler elektron verirken ve alırken kendilerini soy gazlara benzetmeye çalışırlar. Bu kendini benzetme durumu sonunda 2 tane kural meydana gelmiştir. Bu kurallar OKTET ve DUBLET kuralıdır.

Bu grup elementlerinden önemli olan HELYUM elementidir. Helyumun son katmanı tam doludur ve 2 elektron bulundurmaktadır.

OKTET KURALI

Son katmandaki elektron sayısını 8’e tamamlaması durumudur.

DUBLET KURALI

Son katmanındaki elektron sayısını 2’ye tamamlaması durumudur. Genel olarak Helyuma benzemeyene çalışan elementler bu kurala uyar.

Periyodik Cetvel Sınıflandırılması

Periyodik tablo dört kısımda sınıflandırılır. Bu sınıflar; metaller,ametaller,yarı metaller, soy gazlardır.

Metaller

1A (Hidrojen hariç), 2A, 3A ve B grubu elementlerinin hepsini kapsamaktadır. Son katman elektron sayısı azdır bu nedenle elektron vererek oktet/dublet kuralına uyarlar.

  • Ametaller ile bileşik oluştururlar. Katyon konumundadırlar.
  • Isıyı çok iyi iletirler.
  • Parlaktırlar.
  • Kolay işlene bildikleri için tel ve levha haline getirilebilirler.
  • Elektriği iletirler.
  • Erime ve kaynama noktaları yüksektir.

Ametaller

Periyodik cetvelde 4A, 5A, 6A, 7A grubu elementleridir. Son katman elektron sayıları fazladır. Genellikle elektron almaya yatkındırlar.

  • Oda koşullarında katı, sıvı, gaz halinde bulunabilirler.
  • Mat görünümdedirler.
  • Normal koşullarda elektriği iletmezler. (İstisna : Grafit)
  • Kolay işlenemezler. Kırılgandırlar.
  • Erime ve kaynama noktaları düşüktür.
  • Metal ve ametaller ile bileşik oluştururlar.

Yarı Metaller

Metaller ile ametaller arasındaki elementlere yarı metaller denmektedir.

  • Kimyasal özellikleri ametallere benzemektedir.
  • Görünüşleri yani fiziksel özellikleri de metallere benzemektedir.
  • Metaller ile alaşım, ametaller ile bileşik oluşturmaktadırlar.
  • Normal şartlarda katı halde bulunurlar.
  • Isıyı metallerden az iletirler.
  • Erime kaynama noktası düşüktür.
  • İşlenebilir durumdadırlar.
  • Genel olarak dış görünüşleri parlaktır.

Soygazlar

  • Kararlıdırlar. Kimyasal tepkimeye bu sebeple girmezler.
  • Normal şartlarda tek atomlu gaz haldedirler.
  • Elektriği ve ısıyı iletemezler.
  • Laboratuvar koşullarında bileşiklerini ametaller ile oluştururlar.

Tavsiye Yazı: Isı ve Sıcaklık Arasındaki Farklar

Bu yazımda periyodik cetvel tarihçesi, periyodik cetvelin özellikleri gibi konulara elimden geldiğince değinmeye çalıştım. Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Soru ve görüşlerinizi benimle yorum kısmından paylaşmayı lütfen unutmayın.

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir