Hangi Su İçilmeli ?

 

 

Hangi Su İçilmeli ?

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte malum olduğu üzere su tüketimimiz 2,3 veya daha fazla katlara çıkmış durumda. Peki su tüketimine sadece yazın mı dikkat edilmeli? Raflardaki tüm sular aynı mı? Sağlığımız için hangi suyu tüketmeliyiz?

Vücudumuzun yaklaşık olarak %55-75 ‘ lik kısmını oluşturan su, mevsim fark etmeksizin, gün içinde yeterli miktarda tüketilmediği taktirde başta böbreklere ciddi zararlar vermekle birlikte, baş ağrısı, zihin güçlüğü, yorgunluk gibi belirgin olumsuz etkiler yaratmaktadır. Bunların yanı sıra ağız kokusu, kas problemleri, saç problemleri, stres, gerginlik, unutkanlık gibi zararlarda kaçınılmazdır. Kısacası tüm canlılık faaliyetlerimiz sekteye uğramakta ve yaşam kalitemiz düşmektedir.

İhtiyacımız olan su kadınlar için yaklaşık olarak günde 2.7 litre iken, erkekler için 3.7 litreye çıkabilmektedir. Tabi ki bu miktar kişinin yaşına, metabolik durumuna ve hava şartları gibi etkenlere bağlı olarak değişebilmektedir. Ancak verilen değerler yaklaşık değer olmakla birlikte özellikle düzenli spor yapanlar, çok terleyenler, yüksek lifli gıdalarla beslenenler ve yüksek proteinli diyet yapanlar su tüketimine herkesten daha fazla dikkat etmelidir.

Su tüketimi bu kadar önemli iken, tüketilecek suyun özelliği de önem kazanmaktadır.

Öncelikle suyun değerlikleri ne kadar iyi olursa olsun yanlış muhafaza edilen su her an sağlıksız suya dönüşmeye meyilli sudur. Özellikle suyu muhafaza ederken cam şişede olmasına, muhafaza edildiği yerin serin ve güneş almamasına dikkat edilmelidir. Her ne kadar ülkemizde PET şişeler yaygın olsa da, polimerik malzeme özelliğinden dolayı bu şişe güneş ışınıyla temas ettiğinde, polimerik yapının bozunması ve suya kanserojen etki gösteren monomer yapıların geçmesi ihtimalini vermektedir.

Suyu market rafından ilk elimize aldığımızda en dikkat çeken özellik kuşkusuz pH değeridir. Vücudumuz için en sağlıklı su pH aralığı, alkali tarafında olan Ph aralığıdır. Suyun alkali olması magnezyum, potasyum ve kalsiyumca zengin olduğunu yani vücudumuza gerekli maddeleri sağladığını göstermektedir. Bu sebeple en içilebilir pH 7.5 ile 8.5 aralığındadır.

Ancak pH’ ın bu aralıklarda olması her zaman element veya mineral zenginliğiyle ilgili olmayabilir. Suyun bahsedilen pH aralığını bu minerallerin sağlayabilmesi için magnezyum miktarının 75 mg’ a, kalsiyum miktarının 250 mg’ a, bikarbonat miktarının 600 mg’ a yakın olması gerekmektedir.

Su kalitesini etkileyen bir diğer etmen suyun sertliğidir. Suyun sertliği içilebilecek derecede sert olmalıdır. Suyun sert olması yukarıda bahsedilen elementlerin iyonlarının da varlığının göstergesidir. Ancak sert suların içimi biraz daha zordur ve tüketirken bu farka dikkat edilmelidir.

Suda bulunması gerekenlerin yanı sıra asla bulunmaması gereken element ve bileşiklerde mevcuttur. Suyun hidrojen sülfür, nitrit, amonyak, mangan, arsenik, kadmiyum, selenyum, civa, kurşun, baryum, florür gibi maddeleri, hastalık yapıcı mikroorganizmaları ve suya kötü koku veren, kötü tat veren fenol, yağ gibi maddeleri içermemesi gerekmektedir.

Bunlar dışında suda demirin 1 litrede 1-2 mg’ dan fazla, klorürün 200 mg’ dan fazla ihtiva etmesi de suyu kirli kılar.

Aldığınız suyun değerlikleri ve pH’ ı yukarıda açıkladığımız gibiyse, kokusuz, renksiz, berrak ve içiminde bir problem yoksa suyunuzu güvenle tüketebilirsiniz.

Afiyet Olsun..

Tazemühendis Tüm yazıları

Yorum yaz

Bu yazıyla ilgili yorum yaparak görüşlerinizi belirtebilir,sorular sorabilirsiniz.

Araç çubuğuna atla